Domates Nasıl Yetiştirilir
Balkonumda ilk domates fidemi yetiştirdiğim yıl, tek bir saksıdan çıkan üç dört kilo meyveye inanamamıştım. O günden beri her sezon en az beş altı domates bitkisi yetiştiriyorum ve her yıl yeni bir hata yapıp yeni bir şey öğreniyorum. Bu domates yetiştirme rehberi, o denemelerin, çürüyen köklerin, kıvrılan yaprakların ve sonunda dalından koparıp yediğim o ilk sıcak domatesin özeti. Kendi başınıza uygulamak istiyorsanız, tohumu toprağa atmadan önce okumanızı öneririm.
Tohumdan Başlamak mı, Fide Almak mı?
İlk yıllarımda hazır fide aldım, çünkü tohumla uğraşmak bana zor göründü. Ama fide satın aldığınızda çeşit konusunda pazarın size sunduğuyla yetinmek zorunda kalıyorsunuz. Tohumdan başlarsanız salçalık, kokteyl, çubuk domates gibi onlarca çeşide ulaşabiliyorsunuz. Ben artık iki yolu birlikte kullanıyorum: erken hasat için birkaç fide alıyorum, geri kalanını tohumdan büyütüyorum.
Tohum ekimi için ilkbahar öncesini hedefliyorum. Son don tehlikesinin geçmesine yaklaşık 6-8 hafta kalınca evin içinde, pencere kenarında ekim yapıyorum. İzlediğim sıra şu:
- Küçük viyol ya da yoğurt kaplarını harçla dolduruyorum, üstten hafifçe sıkıştırıyorum.
- Tohumu yaklaşık yarım santim derine bırakıp üzerine ince bir toprak tabakası serpiyorum.
- Püskürtücüyle nemlendiriyorum; hortumla ya da bardakla su döktüğümde tohumların yer değiştirdiğini fark ettim.
- Kapları streç filmle örtüp en sıcak yere koyuyorum. Domates tohumu 20-25 derece civarında çok daha hızlı çimleniyor.
- İlk yeşillikler görününce filmi kaldırıyorum ve ışığı bol olan bir yere alıyorum.
Fideler cılız ve uzun büyüyorsa sorun ışıktır, su değil. Pencerem kuzeye baktığı için bir dönem bitkiler ipince uzadı; ertesi yıl basit bir yetiştirme lambası eklediğimde fideler kalın gövdeli çıktı. Işığın yetersiz olduğu evlerde bu konuyu ayrıca araştırmanızı öneririm, gerçekten fark yaratıyor.
Toprak, Saksı ve Yerleştirme
Domates obur bir bitkidir. Bahçeye dikiyorsanız toprağı iyi havalandırıp bol organik madde eklemek gerekiyor; saksıda yetiştiriyorsanız hacim en kritik konu. Küçük saksılarda çektiğim eziyet sonrası kuralımı belirledim: bir bitki için en az 15-20 litrelik kap. Kova, yağ tenekesi, kumaş torba, hepsi olur, yeter ki dibinde düzgün drenaj deliği bulunsun.
Harç karışımını kendim hazırlıyorum: yarısı torf ya da hazır saksı toprağı, dörtte biri iyi yanmış solucan gübresi veya kompost, kalanı perlit. Perliti eklemeyi öğrendikten sonra kök çürüklüğü sorunum neredeyse bitti. Saksı toprağı seçimi başlı başına bir konu, ama şu kadarını söyleyebilirim: bahçeden aldığınız kara toprağı doğrudan saksıya koyarsanız su içinde taşlaşıyor.
Fideyi dikerken alttaki 2-3 yaprağı koparıp gövdeyi normalden daha derine gömüyorum. Domates gömülen gövdeden yeni kök atıyor, bitki böylece çok daha sağlam duruyor. Dikimden hemen sonra da destek çubuğunu çakıyorum; sonradan çakmaya kalkınca kökleri yaralama riski var.
Sulama ve Beslemede Ölçüyü Tutmak
Domatesle ilgili en çok hata yapılan yer sulama. Ben her gün azıcık su vermek yerine seyrek ve derin sulamayı tercih ediyorum. Parmağımı toprağa 3-4 santim sokuyorum, kuru geliyorsa suluyorum, nemliyse bekliyorum. Yaz ortasında bu genelde günde bir, ilkbaharda iki üç günde bir demek oluyor.
- Sabah erken sulayın; akşam ıslak kalan yapraklar mantar hastalıklarını çağırıyor.
- Suyu yapraklara değil toprağa verin.
- Toprak üstüne ince bir malç (saman, kuru yaprak) serin, nem çok daha uzun kalıyor.
- Düzensiz sulama meyve dibinde siyah çürüklüğe ve çatlamalara yol açıyor.
Beslemede ise dönem ayrımı yapıyorum. İlk haftalarda azot ağırlıklı, yaprak büyümesini destekleyen bir gübre; çiçek görünmeye başlayınca potasyum ve fosfor ağırlıklı bir karışıma geçiyorum. İki haftada bir sıvı gübre veriyorum, dozu paketin yazdığından biraz daha seyrek tutuyorum. Aşırı azot verdiğim bir sezon kocaman, gürbüz, ama meyvesi neredeyse yok bir bitki elde etmiştim; o dersi unutmuyorum.
Koltuk Alma ve Budama
Sırık domateslerde gövde ile yaprak arasındaki koltuklardan çıkan filizleri düzenli olarak koparıyorum. Bunları bırakırsanız bitki dallanır, enerjisi bölünür ve havalanma bozulur. Elimle, henüz küçükken kırıyorum. Alt yaprakların toprağa temas edenlerini de kesiyorum; hastalık genelde oradan tırmanıyor. Bodur (çalı formu) çeşitlerde bu işleme gerek yok, onlar kendi boylarında durur.
Hastalık, Zararlı ve Çiçeğin Tutmaması
En sık karşılaştığım üç sorun: alt yapraklarda sarı-kahve halkalı lekeler (erken yaprak yanıklığı), yaprak altında yapışkan yaprak bitleri ve çiçeklerin dökülmesi. Hepsi için önce mekanik çözüm deniyorum.
| Belirti | Muhtemel neden | Benim yaptığım |
|---|---|---|
| Alt yapraklarda kahverengi lekeler | Mantar, aşırı nem, kötü havalanma | Lekeli yaprakları kesip atıyorum, bitkileri seyreltiyorum, yapraktan sulamayı bırakıyorum |
| Yaprak altında küçük yeşil böcekler | Yaprak biti | Basınçlı suyla yıkıyorum, ardından sabunlu su püskürtüyorum |
| Çiçek açıyor ama meyve tutmuyor | Aşırı sıcak, hava akımı yok, tozlaşma eksik |